Enerji Sistemleri

  • FOTOVOLTAİK

    Fotovoltaik güneş  hücreleri, Silikon, Galyum, Arsenit, Kadmiyum Tellurid ya da Bakır İndiyum Diselenid gibi yarı iletkenler kullanılarak, üzerine güneş ışığı düştüğünde güneş enerjisini doğrudan DC elektrik enerjisine çeviren düzeneklerdir. Genelde yüzeyleri kare, dikdörtgen veya daire şeklinde biçimlendirilen kristalin güneş hücrelerinin alanı 100 / 156 / 243 cm2 civarında ve kalınlıkları ise 0,2 - 0,4 mm arasındadır. İnce film hücreler ise istenilen yüzeylere farklı ebatlara uygulanabilmektedir. Güneş hücreleri yapılarına bağlı olarak %5 ile %20 arasında bir verimle çalışırlar. Fakat 0,5 Voltluk hücreler pratikte çok işe yaramaz, bu sebepten dolayı daha fazla gerilim elde etmek amacıyla hücreler seri bağlanarak fotovoltaık sistemler oluşturulur.

    Avrupa kitasinda güneş enerjisi yatırımları bakımından önde gelen ülkeleri olan Almanya, İspanya ve Çek Cumhuriyeti gibi ülkelere nazaran Türkiye' nin güneş enerjisi potansiyeli fazla olmasına rağmen yatırımlar henüz tatmin edici düzeylerde değildir. Oysa ki Türkiye' nin güneş enerjisinde yılda 380 milyar kWh/yıl elektrik elde edebilecek potansiyele sahiptir. Alttaki grafikte (NationalOceanicandAtmospheric Administration) Türkiye ile güneş enerjisi yatırımlarında önde gelen ülkelerin güneşlenme saatleri kıyaslanmaktadır:

    Fotovoltaik Sistemlerin Avantajları

    • Bedava ve bitmeyen bir enerji kaynağıdır.
    • Güneş ışığını direkt olarak elektrik enerjisine çevirir.
    • Fotovoltaik panellerde hareketli kısımlar yoktur ve herhangi bir ses kirliliğine sebep olmaz.
    • Güvenilir bir sistemdir. 20 seneden fazla çalışma süresine sahiptir.
    • Düşük çalışma maliyeti vardır.
    • Kırsal ve uç bölgelerde yenilenebilir enerji kullanımına izin verir.
    • Elektrik faturasının düşük gelmesini sağlar ve enerji fiyatlarının yükselişini durdurur.
    • İhtiyaç duyulduğunda gride bağlanabilirler
  • GÜNEŞ KOLLEKTÖRLERİ İLE SICAK SU VE ISITMA DESTEĞİ

     
  • JEOTERMAL

    Jeotermal kaynak yer kabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş ısının oluşturduğu, kimyasallar içeren sıcak su, buhar ve gazlardır. Yeni, yenilenebilir, sürdürülebilir ve çevre dostu bir enerji tipi olan jeotermal enerji ise bu kaynaklardan direkt veya dolaylı olarak her türlü faydalanmayı kapsamaktadır.  Jeotermal temiz sürdürülebilir kaynak olmasının yanında inşası ve işletilmesi diğer bazı enerji türlerine göre nispeten daha ucuzamal edilmesi jeotermal santrallere rağbetin artmasını sağladı. Örenğin bir jeotermik santralin inşası, nükleer santrale nazaran % 50; akaryakıt ile çalışan santrale göre %25 - %30 daha ucuza mal olmaktadır. Ayrıca işletme maaliyetleri de termik ve nükleer santrallere göre düşük olan jeotermal santraller hemen hemen hidroelektrik santralleri kadar düşük işletme maliyetiyle çalışırlar. Bunlara ek olarak; jeotermal enerjinin son derece güvenilir olduğu ve kullanımında yangın, patlama ve zehirlenme gibi riskleri taşımadığı kanıtlanmıştır. Jeotermal kaynaklar ile elektrik enerji üretimi; merkezi ısıtma, soğutma; termal turizm; düşük sıcaklıklarda (30oC) kültür balıkçılığı ve minarelli su olarak üretimi gerçekleştirilebilmektedir. 

  • RÜZGAR ENERJİSİ

    Günümüzde, kaynakların sınırlı olması ve fosil yakıtların çevreye verdikleri zararlar sebebiyle enerji kaynaklarını araştırma çalışmalarına hız verilmiştir. Geçmişten günümüze, su taşıtlarının hareket ettirilmesinde, ardından yel değirmenlerinde ve modern çağımızda en çok kullanılan enerji çeşidi olan elektrik enerjisinin üretiminde rüzgar enerjisinden yararlanılmaktadır. Şebeke hattı çekilmesinin pahalıya mal olduğu uç bölgelerde, rüzgar enerjisinden yararlanmak bu soruna  ekonomik bir çözüm getirmektedir. Ekonomik yeterlilik, ülke bağımsızlığının temel kriterlerinden birini oluşturmaktadır. Ülkenin enerji ihtiyacını karşılayacak imkana sahip olması ise ekonomik dinamizmin olmazsa olmaz koşuludur. Bu yüzden son yıllarda rüzgar enerjisi kullanımı ülkemizde de artmaktadır